OKSEF

Ülkemizde eğitim ve öğretim alanında yıllardır hizmet sunan ve sunmakta olan Oğuzhan Özkaya Eğitim Kurumları, bilim ve teknoloji ışığında ülkemizin dört bir yanında proje üreten, değişime ve gelişime açık, sorgulayan, araştırmayı temel ilke edinen gençleri ve öğretmenlerini bir araya getirerek bilimsel bilgilerini paylaşmayı ve toplumsal sorumluluklarını geliştirmeyi amaç edindi. Bu amaç doğrultusunda fizik, kimya, biyoloji, mühendislik-enerji, matematik-bilgisayar alanlarında yaptıkları araştırma projelerini sergilemeleri için Ege'nin incisi güzel İzmir'de onları bir araya getirdi.

"Tüm umudum gençliktedir, gelecek gençlerindir" diyen büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılâplarının ışığı altında eğitim ve öğretim yapan Oğuzhan Özkaya Eğitim Kurumları bu organizasyonu; gençleri yarıştırmak değil genç beyinleri düşünmeye, gözlemlemeye, merak etmeye, merak ettiklerini araştırmaya güdülemek, ortaöğretim öğrencilerinin bilimsel araştırma ilkelerini ve metodolojisini öğrenmelerini sağlamak, bilimsel anlamda yetenekli gençleri erken keşfederek ödüllendirmek ve bu yönde gelişmelerini sağlamak, toplumsal sorumluluk bilinci yaygınlaştırmak ilkesinden yola çıkarak hazırladı.

Bizden öncekiler tarafından acımasızca tüketilen, küresel ısınma tehlikesinin görmezden gelinerek, barışçıl yaklaşımlardan uzaklaşarak, halen tüketilmeye devam edilen dünyamızın; gelecek nesillere yaşanabilir bir şekilde bırakılması, hepimizin görevidir. Unutmayalım ki, üretim ve tüketimde ortaya çıkan olumsuzluklar gençlerimizin bilimsel araştırmalar sonucu ulaşacakları bilgilerle giderilebilir. İşte bu bağlamda fizik, kimya, biyoloji, mühendislik-enerji, matematik-bilgisayar alanlarında yenilikçi yaklaşımlarla yaratılan projeler çok önemli ve anlamlıdır. Çünkü geleceği etkileyecek kişiler, yenilikleri izleyenler değil yapacak olanlardır.

Bilgi kuvvettir. Bunun bilincinde olan gelişmiş toplumlar da bilime yaptıkları katkılarından dolayı övünürler. Çünkü sahip oldukları bilgilerle ve yaptıkları bilimsel ve teknolojik araştırmalarla öteki uluslara karşı siyasi ve ekonomik bir üstünlük sağlarlar. Günümüzde ülkelerin gelişmişlik düzeyleri bilim ve teknoloji üretimindeki yerleri ile belirlenmektedir. Bilimi ve çağımızda bilimle iç içe geçmiş olan teknolojiyi üretebilmek, bilimsel düşünceyi ve bilimsel yöntemi bir yaşam biçimi olarak kavramaya bağlıdır.

Bilimsel yöntem, gözlemler sonucunda varsayımlar kurma ve daha sonra bu varsayımları deneysel yoldan sınama üzerine dayanmaktadır. Deneysel yoldan doğrulanamayan ya da çürütülemeyen varsayımlar "bilimsel varsayımlar" olamadığından bilimin kapsamı içine girmezler. Bilimsel yöntem ve bilimsel düşünce ancak yaşanarak öğrenilebilir ve bir yaşam biçimine dönüştürülebilir. Yaşamla iç içe geçmiş olan nano teknolojiyi bu kadar ilginç kılan unsur atomları ve molekülleri kontrol etme ilkesine dayanması, nano boyuttaki malzemelerin makro dünyadan daha farklı davranmalarıdır.

Değerli öğretmenler, sevgili gençler! Bilimsel düşünceyi benimsemiş, bilimsel kültürü özümsemiş Türk insanı olarak ülkemize ve dünyamıza yeni ufuklar açıyorsunuz. Yaratıcı düşünceleriniz ve bilimsel anlayışınız için sizleri kutluyor, projelerinizin bilim ve teknolojik gelişmelere ışık tutması ümidiyle hepinize başarılar diliyorum.

Ümit KARADEMİR